YENİDEN MERHABA

Yine deriz, bir durum tekrar ettiği zaman ve çoğunlukla “yine” dediğimiz şeyler yaşarız gündelik hayatın telaşı içinde. Yenilenmekse yinele(n)me alışkanlığından çıkarır insanı. Yeni olan şeylere yönelen hayret ve merakın çocuksu heyecanıdır biraz da yeniyi cazip kılan.

Yeniden başlamanın kıymeti, başlangıcın yinelenmeye değil yenilenmeye teşne olmasıdır belki. Başlanılan şey her neyse, yeniden başlamanın umudu ve coşkusu beraberinde gelir.

En son neye başladınız ve neye yeniden başladınız? Yeniden başlamak direnmektir aynı zamanda. “Ben buradayım” demenin, var olduğunu hissetmenin eyleme geçirilmesidir yeniden ve yeniden…

Eylül, yitip giden o yavaş yaz günlerinin ardından, yaşamın temposunda yeniden başlamaya davetiye getirir bir zarf içinde. Kimimiz görür o zarfı, özenle açar ve eyleme gücüyle yeniden sarılır eskisinden daha hızlı akmakta olan serüvene. Kimimiz nice davetleri gözden kaçırdığı gibi bu fırsatı da kaçırır. Aslında hepimizin gittikçe artan bir şiddetle durup okumaya ihtiyacı var yaşamın bu davetiyesini. Türkçede okumak kelimesinin “çağırmak” anlamındaki “okı-”dan gelmesi gibi, biz de okumaya çağrılırız sürekli…

Sonbaharda günler boş durmaz ve hızla kısalarak telaşa bürünürler yeniden. İşte tam da bu yüzden yeniden yavaşlamaya, “Lento”ya bir davetiyedir biraz da bu dergi. Hala burada olduğunuza göre zarfın içini okuyorsunuz demektir artık.

O halde iyi okumalar, sevgili Lento-okur; biz yeniden başlıyoruz…


 

60 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Tren Garında

Konuk