YALNIZ KALMAK

Ara sıra yalnız kalmak istiyorum. Uzaklaşmak istiyorum herkesten, her şeyden ve hatta kendimden. Uzaklaştıkça daha iyi görüyorum kendimi. Kendimi görebiliyorum. Evet, herkes gibi karşıdan… Biraz kendimden uzakta geziyorum. Ama hep yalnız. Böyleyken daha iyi görüyor kulaklarım, daha iyi duyuyor gözlerim, daha iyi kokluyor dilim, daha iyi tat alıyor tenim ve daha iyi hissediyor burnum. Gel de rahatlama işte böyleyken, özgürce saçmalarken.

İnsan yalnız kalınca derdini kendine anlatıyor, kendi kendine üzülüyor, kendi kendini avutuyor, ağlıyor, gülüyor, bazen konuşuyor, bazen de şarkı söylüyor ve daha birçok şey… Kendime dost oluyorum, kardeş oluyorum, anne oluyorum, baba oluyorum yalnız kalınca. Yolculuklar yapıyorum kendimle. Ara sıra çok güzel oluyor yalnız kalmak. Peki ya güzel olanlar haricindeki yalnızlıklar? Her şey felaket ve korkunç oluyor. Aynı siyah gibi, karanlık gibi... Hiçbir şekilde hiçbir şey görünmüyor. Bir kere yolunda yürüyemiyorsun, hep takılıyorsun bir yerlere. Her zaman bir korku var, içinde bir yerlerde. Gitgide çaresizleşiyorsun. Hadi şimdi de dosdoğru bir arkadaş olsana kendine. İşin içinden güzellikler çıkınca ne kalıyor ki geriye? Yine bir tek kendin ama dışardan bakamadığın, hep içinde hapsolduğun, ellerini ayaklarını bağlayan damarlarının, hareketlerini kısıtlayan kemiklerinin ve hissetmeni güçleştiren bir beyninin olduğu kendin.

Hadi zil çalıyor, arkadaşın sana sesleniyor. Dışarı çıkmanın tam da vakti. Elveda de güzelliklerin olmadığı, karanlığın hep olduğu, yalnızlığın içindeki kendine ve çık dışarı!

Tuğba Berdibek

25 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

FERHAN AĞBİ