Sen Karsın

Gecenin ateşini yaktı. Karanlığı kızıllığına teslim oldu. Müjdeydi bu.

Beyazlığını doğuracaktı.


Gözlerimi kapadım. Bir parçasıydım gecenin artık. Rüyaların kucağına kendimi

attığımda seni görmek tek tesellimdi. Günlerce, aylarca beklemiştim. Uyandığımda

bedenim şenlenmiş, yerin yüzü bembeyaz olmuştu. Gülümsedim…


İçimdeki coşku... Bildim. İhtimal vermedim. Geldin!


Karşımdaydı güzelliğin. Gözlerimi aklayan pürüzsüzlüğün, her yeri aynı renge

eşit kılan hassandı. Kusurlarımı susturdum öpüşlerinle. Eridiğinde cansız bedenime

can suyu oldun.


Hiç itiraz etmedim. Senden kaçmadım. Sana ‘’Dur!’’ demedim. Seni nasıl

görmezden gelirdim? Nasıl da yağdın üzerime...


Güzeldin. Süzülüp düştün gönlüme. Adeta yavaş yavaş ölen ama gövdeme

tutunduğunda, duyduğum kalp atışıydı soluklarımda. Her dokunuşun farklıydı.

Biçiminde uyum, ahenk vardı. İz bırakmayıp varlığımda yer aldın.


Hayatsa beni beslemiş. Evet, eğildim. İyi ve güzel olan için. "Kötülüğün

hududu yok!" deyip, yozlaşmaya teslim olmadım. Yaşamaktan vazgeçmedim.

Bendeki saklı ömrünü uzattım, seninle toprağım aynı sıcaklıkta buluşunca. Bunu seni

taşıyınca anladım. Kırılsaydı dalım, dal verecektim inan! Çünkü gittiğinde ruh

bırakıyordun.


Sordum kendime. Güçlü olmak ne için? Cevabı sensin. Bana yağan

tanrısallığın.


Şimdi güne seninle uyanmak sevincim. Her şeyi bırakmalı, sana kavuşunca.

Biricik, her bir şeklinle güneşin ışığını yansıtan beyazsın. Seni seyretmek beni göğe

taşıyor. Sana bakıp nefes aldıkça, mutluluğa yürüten her şeyi ellerime veriyorsun;

çocukluğumu, battaniyemin altında saklı, geçmişime uzanan bir bardak çay

sıcaklığındaki anılarımı… Ondandır seni sır gibi taşımam.


Bekleyişim şimdi özlemle. Damarlarımda gezinen beni sarıyor, seni kendimde

toplayarak… Bedenim ağırlığınla salıncak. Rüzgârımda hafif billurlaşarak uçuyorsun.

Güneşimde eriyorsun yağmur damlaları gibi akarak.


Benim olan... Sen sadece yağ! Çünkü, geldiğinde seninim…

119 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

FERHAN AĞBİ