Sümerlerin Tarihine Süperfisyal Bir Bakış

Dinleri ve Ananelerinin İbrahimî Dinler ile Münasebeti


Araba, tekerlek, saban, yazılı kanunlar, dokuma atölyeleri, seri üretim çömlek, seri üretim tuğlalar ve daha birçok şeyin mucidi olan bir medeniyet hayal edin. İcat ettikleri çivi yazısıyla tarihi başlatan, matematik ve geometrinin temellerini atan ilk ve en mühim medeniyet, Sümerler.


Sümerler, yaklaşık olarak MÖ 4500-1900 yılları arasında ''nehirlerarası ülkesi'' olarak adlandırılan Mezopotamya'nın güney ucunda, Dicle ve Fırat nehirleri arasında, sonradan Babil olmuş, günümüzde de Irak'ın Bağdat şehrinden Basra Körfezi'ne kadar olan bölgede yaşamaktaydı. İlk Sümer devleti, zamanla bir hayli zayıflayan Mezopotamya devletine üstün gelerek, önce Batı İran topraklarını, sonra da Kuzey Mezopotamya'yı alarak ele geçirdikleri bu bölgede kurulmuştur. Sümerler döneminde 18'i büyük olmak üzere yaklaşık 35 şehir ve kasabanın var olduğu bilinmektedir. Örnek vermek gerekirse; Kiş, Nippur, Uruk, Ur, Lagaş, Umma bunlardan birkaçıdır. Bu şehirler birbirleriyle neredeyse devamlı olarak savaş halindedir. Bunlardan bilinen ilki ise MÖ 2450 dolaylarında hudut anlaşmazlığından ötürü rakip şehir Umma'yı mağlup eden Lagaş kralı Eannatum ile ilgilidir. Bahsi geçen savaşlar medeniyetin tarihinde birçok hanedan ve krallığın oluşmasına neden olmuştur.


Sümer tarihi, İran’dan gelen göçebeler ve Samilerin karışımı olan bir köy harsı ile başlar; Akadlı Sargon Hanedanı tarafından son bulur. Aslında yokoluşunu hazırlayan süreç dış faktörlerden değil, içinde barındırdığı bu Sargon şahsından gelmiştir. Gayrimeşru bir ilişki sonrasında dünyaya gelen Sargon, evlat edinildiği ailenin itibarı sayesinde gittikçe yüksek mevkilere erişmektedir. Ve bununla beraber Kral Urzubaba’nın sarayında vazifelendirilir. Bir gün Kiş Kralı Urzababa teşebbüs ettiği bir harpten yenik olarak saraya döndüğünde Sargon bir darbeyle Kiş Krallığı’nı ele geçirmiştir. Ayrıca krallığa bağlı olan tüm şehirleri kendine itaat etmeye zorlamıştır. Tüm bu olaylar neticesinde Sümerlerin sosyetik düzeni ve bütünlüğü altüst olmuştur. Böylece evvelden beri ısrarlı olarak saldırılar düzenleyen, Sümerleri zayıflatan ancak tam olarak yok edemeyen Elamlar ile Kral Sargon yönetimindeki Akadlar’ın ekmeğine yağ sürülmüştür. Sümer’den sonra doğan Akad ve Babil medeniyetleri, Sümerlerden çok şey tevarüs etmişlerdir.


Sümerlerde Din ve Tanrılar


Sümer dini politeist bir yapıya sahipti. Tabiatta görülen ve hissedilen her objenin, insan görünümüne sahip; ancak insanüstü güçlere sahip ölümsüz Tanrıları vardı. Tanrıların da insanlar gibi eşleri ve çocuklarından oluşan bir aileleri vardı. Bu aileler tıpkı bir kralı andıran Baş Tanrı altında toplanmıştı. Onlar da (Tanrılar) insanlar gibi sever, üzülür, kıskanır, kızar, kavga eder, yaralanır, kötülük yaparlardı. Yer, Gök, Hava, Su Tanrıları yaratıcı rolünü üstlenirken diğer Tanrılarsa yöneticiliği ve koruyuculuğu üstlenirdi.


Şehirlerin koruyucu Tanrıları bulunmaktaydı. O, şehrinin mutlu ve mesut yaşamasından sorumluydu. Sahip olduğu güç şehrin iyi veya kötü olduğuna göre değişim gösterirdi (Aynı zamanda bunlara diğer şehirlerde de tapılırdı). Şehir Tanrıları kâinatın yönetimini aralarında bölüşmüşlerdi. Tanrılara ait listelerde 1500 civarı birbirinden farklı özelliklere malik Tanrı bulunması Sümer'de ne kadar çok Tanrı yaratıldığını gözler önüne sermektedir.

Sümer Tanrıları insanların hayatında da önemli rol oynar. Örneğin, yorulmak bilmeden gezen Nanna'nın oğlu Utu (Güneş Tanrısı) her şeyi görür, adaleti müdafaa eder, insanlara yardımlar eder. Bilgelik ve aynı zamanda Su Tanrısı olan Enki, insanların ve sihirbazların koruyucusudur. Venüs'ü simgeleyen Tanrıça İnanna veyahut İştar, aşıkların ve savaşçıların koruyucusudur.


Sümer Tanrıları insanlara ne istediklerini bildirmez. Yalnızca insanlar onlara kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilir. Bu ise kurban edilen hayvanların karaciğerlerindeki işaretlere göre anlaşılır. İşaretlerin neyi anlattığı bu konuda yazılmış kataloglarda bulunur ve rahipler buna bakarak Tanrılarının dileklerini yorumlar. Ayriyeten görülen rüyalar da Tanrıların isteklerini anlama yolunda ışık tutar. Lakin rüyaları yine rahipler değerlendirebilir. Bir diğer iletişim ise Ziggurat adı verilen tapınaklarda gerçekleştirilir. Kelime anlamı olarak ''yükselmiş yere kurulan'' anlamına gelen, rahipler tarafından işletilen, Tanrılara istekleri sorulan, kurbanların adandığı bir tapınaktı.


Sümerler, yarattıkları tanrılar için efsaneler geliştirmiş, şiirler yazmış, ilahiler bestelemiş, törenler düzenlemiş ayrıca tüm bunları yazıya geçirmiş ve bu sayede günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardır. Kurdukları çok tanrılı sistem yavaş yavaş tek tanrılı sisteme tekâmül etmiş, bugünkü dinlerin temelini oluşturmuştur. Ne de olsa monoteizm, evrenin kaotik yapısını azalttığından ve daha muntazam bir teolojiyi mümkün kıldığından mütevellit politeizmden sonra açık bir gelişmeye işarettir. Ancak bu arada diğer Tanrılar da tamamıyla yok olmayarak tesir ettikleri dinlerde melekler, şeytanlar, cinler olarak varlıklarını sürdürmeye devam edecektir.


Sümer Geleneklerinin Eski Ahit, Yeni Ahit ve Kur'an’a Tesiri


Müslüman, Hristiyan ve Yahudi dinleri ile Sümer dini arasındaki ortak hususlar şöyle sıralanabilir: Tanrının yaratıcı ve yok edici kuvveti; (Sümer'de Tanrı Enlil, Hava Tanrısı ve diğer tüm Tanrıların babası, Tanrılar meclisinde Ur şehrinin yıkılmasına karar kılmıştır. Şehrin Tanrısı buna üzülse de hiçbir şeyi değiştirememiştir.) Tanrıya karşı korku duygusu, Tanrının yargılama görevi, kurbanlar, törenler, ilahiler, dualar ve tütsülerle Tanrıyı memnun etmek, iyi ahlaka sahip olmak, dürüst olmak, büyüklere ve küçüklere saygılı olmak, sosyal adaleti sağlamak, temizlik. Bunun haricinde daha spesifik örneklerle kanımızı güçlendirebiliriz:


• Sümer kralları, Tanrıların yeryüzündeki vekili sayılırdı. Bu inanış Hristiyanlıkta papaya, Müslümanlıkta halifeye geçerek devam etmiştir.


• Musa'nın kanunlarında bulunan anneye ve babaya saygı, kimseyi öldürmeyeceksin, yalan şahitlik etmeyeceksin gibi kurallar Sümer kanunlarında da aynıdır.


• Sümerler, kendilerinin Tanrılar tarafından seçkin, üstün bir halk olduğunu yazmışlardır. Tevrat'ta Yahve, Kur'an'da Allah, İsrailoğullarını üstün bir ırk yapmıştı. (Tevrat Tesniye 14:6; Kur'an Casiye Suresi 16. ayet; Bakara Suresi 27. ayet)


• Sümerlerde 7 sayısı çok önemlidir. 7 gün geçmek, 7 dağ aşmak, 7 ışık tarzında. Aynı şekilde Kur'an ve Tevrat'ta da 7 sayısı bolca bulunmaktadır. İslam'a göre cennet 7 kapılıdır; Sümer yeraltının da 7 katı bulunmakta.


• Sümer Tanrılarının esas adlarından başka, niteliklerine göre diğer adları da vardır. Babiller bu adlardan 50’sini yeni yarattıkları Tanrı Marduk’a vererek tek Tanrı düşüncesine doğru bir adım atmışlardır. İslam dininde Allah’a verilen 99 ad, aynı geleneğin bir devamı gibi görünüyor.


Tufan Meselesi


1872’de Ninova’da yapılan kazılarda tezahür eden Asur Kralı Asurbanipal’in kütüphanesinde Gılgamış Destanı’nın son kısmını oluşturan bir hikâyeden evvel eski çağlarda insanlar, Tanrı tarafından insanları imha etmek gayesinde yapılan ''Tufan'' mevzusunun yalnızca ilk kutsal metinler bütünü Tevrat’ta olduğunu sanmaktaydı. Böylece insanlar Sümerlerin yaşayışları hakkında bilgiler veren, muhtelif öyküler anlatan destansı şiir Gılgamış Destanı sayesinde ''Tufan'' efsanesinin sandıklarından daha eski olduğunu öğrendi. Aynı zamanda bu keşif büyük bir şaşkınlığın akabinde inançlara olan güveni de sarsmıştı. Hikâye, Sami bir dil olan Akadca ile yazılmış; ölümsüzlüğü arayan Gılgamış’a, tufandan kurtulan Tanrılar tarafından ölümsüzlük verilen Utnapiştim tarafından anlatılmıştı. Bu vesileyle bu hikâye, o dili konuşan Sümerler tarafından var edilmiş olmalıydı. Filhakika akabinde Philadelphia Üniversitesi Müzesi’nde bulunan yarı kırık bir tablet bu hipotezi yanlışlanmaya itmedi.


Sonuç


Tüm kültürler, medeniyetler, topluluklar birbirini etkiler veya etkilenir. Sümer, her şeyin başlangıcıdır. Bugün yazı, dil, din, tıp, astronomi, matematik, geometri, fal, mitoloji, büyü vs. hepsi Sümer sayesindedir. Böylesine ihtişamlı bir medeniyet, bilimin yanı sıra sonrasında doğacak olan toplumsal ahlâk metinlerini de şüphesiz ki etkilemiştir.


Kaynaklar

1 Muazzez İlmiye Çığ. (1995) Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer’deki Kökeni. ISBN: 9789753431101. Yayınevi: Kaynak Yayınları.
2 P. J. Kiger. 9 Ancient Sumerian Inventions That Changed The World. (1 Ağustos 2019). https://www.history.com/news/sumerians-inventions-mesopotamia
3The Editors of Encyclopaedia Britannica. Sumer. https://www.britannica.com/place/Sumer
4 Isaac Asimov. (2006). Bilim ve Buluşlar Tarihi. ISBN: 975-533-419-X. Yayınevi: İmge Kitabevi.
5Habertürk, (2016) Ziggurat ne için kullanılmıştır? https://www.haberturk.com/gundem/haber/1255720-ziggurat-ne-icin-kullanilmistir
6 https://www.etimolojiturkce.com/kelime/Mezopotamya
7Tarihi olaylar. Sümerler. https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/sumerler-313
8 S. N. Kramer. (1963). The Sumerians, Their History, Culture, And Character.
9 Wikipedia. Sumer. https://en.wikipedia.org/wiki/Sumer#History



53 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör