İÇ HUZURSUZLUĞU, ALTI HARFLİ

Evliliklerinin ikinci yıl dönümü pazar gününe denk geldi. Uyanıp, kahvaltı sofrasını özenle hazırladılar. Dolaptaki sarıya kaçan kurumuş peynir konmadı masaya, zeytin kasesi tazelendi, bir avuç kaymağın üzerinden akıttılar balı. Ekmek sıcacıktı. Papatya buketi saksıya taşınıp, masanın uygun bir köşesine yerleştirildi. Hava aydınlık, odaya sabah güneşi vuruyordu. Kadın soluk aldı, işte huzur bu, diye geçirdi içinden.


Hususi yan yana oturdular. Birlikte çözmekten keyif aldıkları bulmacayı ortalarına yerleştirdiler. Tek gözleri bulmacada. Cevaplar ortaya çıktıkça kadın çatalını tabağına yaslıyor, kalemi alıp boş kareleri dolduruyordu. Her şey olması gerektiği gibiydi.


Kadın, aklımızda kalan, en ilginç ilişkimizi anlatalım hadi, ilk sen başla, dedi. Kadın emindi kendinden. Eskide kalmış bir ilişkiden etkilenecek değildi. Adam, ne gerek var şimdi buna, dedi. Olsun, eğleniriz ne olacak ki, dedi kadın. Adam iknâ oldu. Başladı anlatmaya. Yirmili yaşlarımdaydım, ilk profesyonel işim, seyahate gönderdiler beni, Ankara’ya, iki günlüğüne. Gittiğim günün gecesi, barda bir kadınla tanıştım. Toy zamanlarım tabii, heyecanlanmıştım. Üstelik benden yaşça büyüktü muhtemelen. Sorduğumdan değil de, büyük gösteriyordu, olgun. Çekinip, tastamam bakamamıştım gözlerinin içine, nedense mahcup hissetmiştim. Cesaretsiz. Elim kolum bir türlü yerini bulamamıştı, dedi. Gülümsedi. Adamın boynu kadından taraf sola yattı.


Benimle tanıştığında da hissettin mi öyle şeyler, diye sordu kadın. Adam boynunu güçlükle doğrulttu. Hissetmez olur muyum hiç, dedi. Bakışlarını yüzüne doğrultup göz kırptı. Sen başkasın, diye ekledi.


Kadın meraklandı. Sonra ne oldu peki, tanıştıktan sonra yani, ne yaptınız? Hiç, muhabbet ettik. Üst üste bira içtik. Epey sarhoş olduk. Ertesi gün için sözleştik, aynı barda buluşalım, dedik.

Adam bulmacadaki kareyi işaret etti. Seslice okudu. Gözleri görmeyen, kör. Üç harfli. Âma, dedi. Kadın boşluğu doldurdu. Ardından sordu: Sözleştiğiniz gibi buluştunuz mu peki?

Buluştuk. Barda oturmadık ama içkilerimizi alıp parka gittik. Aranızda bir şey geçmedi mi, diye sordu kadın. Adam parkta oturup uzun uzun sohbet ettiklerinden bahsetti. Bir de yalnızca öpüştük, dedi. Ardından onu evine bırakmış, yukarı çıkmamış., kadın da davet etmemiş zaten. Apartmanın önünde vedalaşmışlar. Şimdi anlatırken bile emin olamıyorum, yaşandığından şüphe ediyorum neredeyse, gördüğüm bir rüyadan bahseder gibi. Kısacık sürmesinden midir nedir, o iki gece aklımda kaldı, dedi.


Kadın konuşmadı. Bulmacaya eğdi başını, kalemi avuçladı. Gözüne ilk çarpan soruyu okudu, içinden. İç huzursuzluğu. Altı harfli. İlk ve son harfi çıkmıştı. B, N. Kalemin ucuna yüklendi, bastırarak yazdı: Buhran.


104 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Sinekler

Kapıcı