Gölgene İnanma

İnsan çoğu zaman her şeyin sonucuna göre hareket eder. Bu süreçte de birtakım doğrulardan vazgeçer. Bazen görmez, bazen de görmek istemez. Tabii ki bu bazen bir seçim olmaktan çıkar. O bazı durumlar genellikle kendimize söylediğimiz yalanlardan ibarettir. Fakat başkasına söylenen yalanlar ve söylenmeyen doğrular kesinlikle her zaman birer seçimdir.

Bizi biz yapan seçimlerimizdir, denir ama bu çevremizdekilere karşı kendimizi yansıtma biçimimizdir çoğunlukla. İçimizi bizden başka kimse göremez, duyamaz, dokunamaz bu yüzden de kimse bizi gerçekten tam anlamıyla yargılayamaz. Kendi kendine söylediğin yalanları bir başkası nasıl bilebilir ve sana doğrunun aslında diğeri olduğunu gösterebilir, işte bu imkânsız.


İnsan sadece başkalarına söylediği yalanlar yüzünden yargılanır. Kimse asıl önemli olanı görmüyor. Sen hariç hiç kimse kendine söylediğin yalanlardan, gizlediğin gerçeklerden, doğrulardan haberdar değil. Kendini yargılama işini beceremezsen, kendinden kaçarsan, artık olmuyorsa, yapamıyorsan… Sen, sen değilsin. Ötekisin artık.

Öteki... Aslında hiç tanımadığın ama aynaya bakınca karşında durup gözlerini sana diken zahiri kişilik. Sen gülünce gülüyor, sen ağlayınca ağlıyor ama bir düşün, o güldü diye sen güldün mü? O ağladı diye sen ağladın mı? Gölgesi var ama duygusu yok. Ha ha ha!

Gölge mi? Işığın nereden geldiğine göre değişen karanlık, bir şeyin varlığını ne derece ispatlayabilir ki? Tabii o şey yalansa ispatlar, sonuçta yalan da ışığın üzerine düşmesine göre küçülüp büyümez mi? Ya da küçültüp, büyütmez mi? Hatta dimdik ışığı yalanın üzerine tutsak bir gölgesi oluşur mu?


Sen buna cevap ararken, ben kendini kaybedişinden söz etmek istiyorum. İnsan kendini kaybedince bazen aramıyor bile. Hatta inanır mısınız bilinci yerindeyken uzaklaştıkça uzaklaşıyor, kaçtıkça kaçıyor. Durduran yok. Çünkü kimse görmüyor ama o bunun farkında değil. Bazen şöyle dersin, beni kendime getirdiğin için sana teşekkür ederim. Tam da bu noktada başkasına teşekkür etmeden önce, kendinden özür dilemelisin. Seni kendine getiren başkası değil, bunu bil. Belki tesadüfen karşılaştın kendinle ya da artık kaçacak yolun kalmadı ve gittiğin yoldan dönerken kendinle tekrar yüzleştin.

Öteki olmaktan kurtulmak için kendine bürünmelisin, içine giydiğin en güzel kıyafet kendi benliğin olmalı. Hangi moda gelirse gelsin, bunu değiştirme. Kendine yalan söyleme ki böylelikle zaten başkasına da yalan söyleyeme(zsin), o yüzden kendinden kaçma, kendin ol. Kendini ötekileştirme.


38 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

FERHAN AĞBİ