FERYAT

Ah tükenmiş zamanların ahşap evleri

İçlerinde korlarca keder

tutuştu tutuşacak

Kapı önlerinde sardunyalı

dingin görünüşleriyle

Kan kusup ‘kızılcık şerbeti içtim ‘ derler...


Düşüncelerdi demir parmaklık

kapıda kilit

Ne girişe geçit var, ne çıkışa

Seslerdi kaçabilen ancak, sesler

Kaçıp gitmek isterken kimileri

‘Yalnız ben özgürüm ‘ diye düşünür

mavi...


Kaç can kök salmış odalarında,

Kaç ruh ete kemiğe bürünmüş kim bilir

Sarıp duvarlarıyla en gizli emelleri

Gün doğunca gülümseyen camlarında

‘Ben ana rahmiyim' sevinci...


Bir ağaç gölgesi düşse üstüne

yıkılıp gidecekler

Dimdik ayaktalar ahşap yüzleriyle

Hâl diliyle sanki

‘Hâlâ yaşıyor muyum' derler...


Ah tükenmiş zamanların kederden evleri..



13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Su Eskir Mi?

Albert