Dolunaya İnat

Ay dolunaya dönünce zamanı temize çekmeye karar verdim. Düşleri fotoğraflayıp sıraya dizdim. Kronolojiyi hiç bozmadım. En sevdiğim anı bile ayırmadım. Hiçbirine imtiyaz hakkı tanımadım. Bazısı çok heyecanlı bazısı çok hüzünlü bazısı yağmurlu bazısı hasta gibi… Nasıl desem? Bitkin, yorgun, kör, sağır… Her karesi yaşanmışlığın hatrını dolamış sırtına. Yükünü almış omzuna. Elinden tutmuş kırıkların. Gözüne bakıyor yangınların.


Bugün karar verdim dolunaya inat tüm fotoğrafları temize çektim. Zamanın perdesini yıkadım. Camını sildim. Hava yağmurlu, anılar ıslak, içim tozlu ama yine de yüreğimi silkeledim, gerçekler yüzünü gösterene dek. Duymaktan imtina ettiğim her sözcüğü topladım sağdan soldan. Hepsinden özür diledim. Unuttuğum her cümleye selam verdim. Arkamı döndüğüm o mağrur besteleri dinledim. Ben bugün tutacağım yeminlerin anahtarını kilidine yerleştirdim. Hiç beklemediğim yerden gelen soruların cevaplarını ezberledim. Dünlerle sulh yapmak için kendimle mücadeleye sahne açtım. Girdiğim bu iç savaşın tüm hazırlıklarını tamamladım. Bu barış yeminini bozmayı göze alamam. O yüzden cephemi sıkı tuttum. Yendiğim ayazları kaleme aldım. Düşen kalelerimi not ettim. Gözyaşlarıyla anlaşmaya vardım. Dolunayı şahit tuttum bu sözleşmeye. Gün gelir belki yine unuturum. Her dolunayda tekrar hatırlarım.


Bugün dolunaya inat kapadım gözlerimi. Tutmayan dileklerin rengini değiştirdim. Solmuş ümitleri vazoya yerleştirdim. Ağlayan hayallere mendil verdim. Söz konusu olan mavinin toprağını değiştirdim. Yerini sevmeyen tüm çiçekleri kahyasına teslim ettim. Kolay olmayan her şeyi kendi haline bıraktım. Ruhsuzluğun bulaşığını makineye attım. Küflenmiş bekleyişleri çıkardım dolaptan. Sabrımı güneşe bıraktım. Dualarımın nemini aldım. İğne deliğinden urgan geçirdim. Tüm yarım kalmışlıkların söküğünü diktim. Kısacası ardımda bıraktığım yıkık dökük yılları kapının önüne koydum.

Ben bugün dolunaya inat vazgeçtim. Söz verdiğim gibi değil. Daha karalı ve inanarak. Gökyüzüne bakmadan, Edip okumadan, Neşet dinlemeden, ota böceğe anlam yüklemeden, mavinin kanatlarını öpmeden, ardıma bile bakmadan öylece vazgeçtim. Ben bugün dolunaya inat düşlerin pembe sisini iki kelime hatrına görmezden geldim. Ömrümün tuvalini acı gri ile birlikte boyadım. Tüm renkleri bu grinin dostu ilan ettim.

Ben bugün dolunaya inat tüm fotoğrafların çerçevesini kırdım. Serbest bıraktım kanatsız kuşları. Saldım ahraz kelimeleri. Uçurdum yalnız hicranları. Ruhunu teslim ettim yıldızların. Hayallerin öznesini sildim tüm cümlelerden. Gölgelerin rahatı bozulmasın. Tüm ışıkları gömdüm toprağa. Duvarlar ördüm, surlarla çevirdim dünyamı. Yol başka… Güzergâh farklı… Bugün kendime bir iyilik yaptım. Dolunaya inat, gecenin ışıklarını kapadım ve vazgeçtim.





30 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör