Bitirelim!

Burada bitti diyelim mi?

Son nakarat dillendirilmeden önce arşenin keman telinde ağır ağır dans ettiği o an gibi… Bitsin istemezsin ama o melodi içini ince ince parçalar. Bu parçalanmanın verdiği huzur ile bitirelim. Yavaş yavaş…


Anıların geçmişte kalmadığını, hatıraların tazeleneceğini, zamanın siyah ve beyazı kullanmadan önce tüm renklerin gönlünü alacağını bilerek bitirelim. Hayatın bu kadar acele etmesine izin vermeden, dakikaların saatlerin peşinden koşmasına aldırmadan bitirelim. Yavaş yavaş…


İçimde yaşadığım bir iç savaş sonrası yangın yerine dönmüş ruha üflenen derin bir nefesin verdiği ferahlıkla bitirelim. Küllerinden doğmayacak duygularımın hissettirdiği huzurun aheste salınmasını izlerken göz göre göre bitirelim. Bitti dediğim yerde başlarmış, cümlesine güvenmeden tüm söylenmişliklere sırt çevirerek bitirelim. Ayıpları bir kenara bırakıp bildiklerime sarılarak bitirelim. Yavaş yavaş…


Duvara âşık olmuş birine yazılan, harfleri dans eden reçetenin şifâsına inanarak bitirelim. Anıların saklandığı sandığın kilidini, zamanın siyah beyaz renkleri mi açar, diye deli sorular sorarak bitirelim.


Bir kitabın son cümlesini ezber eder gibi birkaç kez tekrar edip bitirelim, sindire sindire… Sonunu tahmin ettiğim hikâyenin verdiği şaşkınlıkla üzülerek bitirelim. Son treni kaçırmamanın verdiği mutluluğu sırtımıza yükleyerek bitirelim. Dökülen yapraklara üzülerek değil de açan tomurcuklara göz kırparak bitirelim. Yavaş yavaş…


Son demini hissettiğim, uçup gideceğini bildiğim, cümlenin sonunu hiç istemeyerek tahmin ettiğim o buruk halleri kitapların arasında kurutarak bitirelim. Bilmediğin renkleri, duymadığın türküleri, okumadığın kalbi, yazmadığın o kelimeyi, sildiğin hikâyeyi, hiç merak etmediğin romanı rüzgâra savurarak bitirelim. Yavaş yavaş…


Kurduğun cümlelerin yıldızları nasıl söndürdüğünü izleyerek, soğuk bir poyraz gibi esen harflerin güneşi eritmesine şahit olarak, can çekişen umutların Azrail’i ile kavuşmasına vesile olarak bitirelim. Yavaş yavaş…


Acısıyla tatlısıyla, üzüntüsüyle neşesiyle…

Belki hiç yaşanmamış gibi

Belki sadece bir rüya gibi

Gönlümüzce iyi kileri kucaklar gibi

Keşkeleri kapı önüne atar gibi

Her şeye rağmen yine de teşekkür eder gibi

Bitirelim…

Acelesi yok!

Yavaş yavaş!


Ne dersin?









33 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör