Büyümüş de Küçülmüş

Henüz konuşamıyorum. 6 aylık bir bebeğim çünkü. Yani anneme sorduklarında duydum. Annem, 23. haftası bitti dediğinde, karşı tarafın boş bakışları onu 6 aya yuvarlamaya itti. Ay ama kızcağız ne yapsın, alışık değil (anne olunca anlarsın kerata). Yine şimdi iyi, başlarda 33 günlük, 42 günlük gibi beyanatlar duyuyordum yaşımla ilgili. Yok artık. İnsanın çocukken bile küçük kalmasına izin vermiyorlar; illâ daha büyük şeylerle ifade etme çabası!


Tüm derdini ağlayarak anlatmak inanın çok yorucu, sinir oluyorum yahu. Hani bu anneler gözünün içine bakınca şıp diye bilirdi derdini. Külliyen safsata. Geçen gün çorabım çok sıktı çıkarın diye ağlıyorum, yapmadıkları şebeklik kalmadı. Zorla yemek yedirmeye çalışmalar, utanmadan gereksiz yere altıma bakmalar, yok efendim pışpışlamalar, sersemleyeyim, sarhoş olayım da uyuyayım diye bir o yana bir bu yana çevik hareketlerle sallamalar... Oy Allah’ım, derdimi anlamalarından evvel beş posta daha ağlamak zorunda kaldım. Neyse ki anneannem imdada yetişti, “Kızım belki bacağında falan bir şey vardır, çıkar bi çorabı,” dedi de sağ olsun, rahatladım. “E bir şey yokmuş,” gibi nidalar yükselse de sustuğumu görünce çok da üstelemediler, canlarına minnet. Ama mutlu oldular ha, bu ebeveyn milleti garip! Kolay seviniyorlar, hoş ben de iyi eğittim onları, çok şımartmadım, gerektiğinden fazla sıkıntı da vermedim, iyi yani. Ama ilerde değişirler diye korkuyorum bazen, sonuçta onlara değil çevreye güvenmiyorum.


Annem uzun bir müddetin ardından nihayet arkadaşlarının içine çıkabildi. Benim yüzümdeeen! Ya aslında ben bahaneyim, bilmiyor muyum? O kadar kiloyla millete görünmek istemedi, her gün bi sporlar, incecik bi kadın varmış Ebru Şallı mı ne, onu televizyona koyup toplar üzerinde zıplamalar. Ebru Şallı mı kaldı dediğinizi duyar gibiyim. Bizimki eski nesil, ne yapacaksın. Ama azimli kadınmış doğrusu, eridi gitti. Aman erisin, sonra ilerde başıma kakar: “Sende aldığım kiloları veremedim,” falan. Duyuyoruz sonuçta böyle tatsız hadiseler, hiç hoş değil. Ha neyse ne diyordum, sonunda insan içine çıktı bizim kız, tabiri caizse, e tabii artık ayrılmaz bir parçası olarak ben de sahnedeki yerimi aldım. Dikkat çekmek için fazlaca çaba sarf etmeme gerek olmadı, nitekim başıma toplaştılar. Sakin olun bebeğim, hepinize yeterim. Galiba farklı olduğumu düşündükleri için dikkatlerini çektim. Boyum kısa diye mi acaba? Hoş annemle babama bakılırsa çok da öteye gidemeyeceğim, bu duruma alışmalılar.


Neyse, annemin arkadaşları üzerinde biraz gözlem yapma şansım oldu bu buluşma vesilesiyle. Onlardan bahsedeyim biraz: Bir kısmı beni hiç iplemedi. Acaba bebek mi sevmiyorlar, yoksa beni mi sevmediler? Halbuki çok tatlıyım. Aman neyse, kendinin olunca sever zaten, öyle duydum. İkinci prototipimiz, sevmek isteyip beceremeyenler. Benim narin ve hassas bünyemin yeterince farkında değillerse demek: Bir atmalar, bir tutmalar, bir sıkmalar… Arkadaş, anneme mi gıcıktınız, ihale bana mı kaldı, ben yer miyim, hayır yemem. Ay bu babam alem adam ya. Geçen gün böyle bir şey anlatıyordu burası aklımda kalmış. Babam galiba küçükken de yanlış ispat yapıyormuş, şöyleyse, böyleyse diyerek bi çıkarsamalar yaptı ama olmadı. Ama babama puanım hep 10. Annem “Iyy iğrençsin!” diyor ama yine de gülüyor. Tipoş biraz benim babam, insanın bakınca güleceği tutuyor. Yine güldürdün beni baboş ya, yaşa. Ay dağıldım dur! Bir de çok oturaklı, hanım hanımcık, bana da pek hürmetli teyzeler var. Bir iki deneyeyim dedim, duruyorum, emziği atıyorum yere, hemen götürüp yıkayıp getiriyorlar, yine yapıyorum yine aynı muamele. Saygıda kusur etmiyorlar anlayacağın. Ah kızım, oğlum olsa alırım seni, o denli. Şaka şaka, oğlum 27’mde olsa, sen şimdi 27’nde olsan, benim oğlan senle 27’sinde evlense, topla bakayim ne etti: 81. “Devlet” gelse kurtaramaz durumu. İyi kızdı ama kısmet bi yerde, buraya ne yazıldıysa o.


Neyse biraz uyuyayım da annem azıcık rahat takılsın arkadaşlarıyla. Günlerdir en çok benle konuşuyor, hayır cevap da vermiyorum ama yıldırmıyor kadını bu durum bir türlü. Biraz yorulsun da eve gidince rahat ederiz hiç değilse. Aa bu arada uykumun geldiğini ağlamadan ifade edebiliyorum: Gözümü usul usul açıp kapatıyorum ama sen bu kadar hareketliyken uyuyamam anne, bir dur izle beni. Bak gözümü bir açıyorum, bir kapatıyorum. Hayır bu refleks olan değil, daha yavaş. Ha anladı. İçeri bi odaya bırakıp gelecek beni, kesin birdirbir oynarlar bak dönünce. Aman neyse, zaten şu an bıngıldağım müsait değil, doktorum öyle oyunlar oynamamı yasakladı. İleride artık. Neyse, uyuyayım da büyüyeyim, büyüyeyim de niye büyüdüm diye yanayım, Yanayım Yanayım Ateşlerde Yanayım... En sevdiğim ninnim, annem açmadı bak bu sefer. Neyse içimden söyleye söyleye yatayım, yatayım, beşiklerde yatayım, o renkli, rahat yastığımla, biraz keyif yapa…



48 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Aliye

Orada Uzakta