Namümkün

Yaşarsın deniz ülkende kimseleri almadığın Ağyarların vardır senin hiç tanışmadığın Kılıcını savurursun kimseyi yaralayamadığın O an fark edersin ki Cemşîd’e sevdalısın Kahrından oluşmuştur senin denizin hiddetin döver kayaları kayalar kim bilmezsin noksanlığın buradan başlar senin Bordo kanepende tek başına uzanırsın sigaranın dumanında boğmaya çalıştığın bir hayalle İlanı asılmamış bir kayıpsın yârin mahpusu bir âşıksın Kadehinden bir yudum almaya çekinirsin amma bilmez misin çoktan cüsven yıkılmış sarhoşluk vücudunu sarmalamış Saçların en son kimin koynundaydı hatırlamazsın Bir el ne zaman yanağında gezindi hatırlamazsın Yalnızca sevgiliyi düşlersin mayhoşluk aziz dostundur senin divanesi olmayı istemezsin

Namümkün