Mösyö II. Richard

Telefonumun çalmasıyla uyandım. Uyku sersemi bir şekilde telefonuma uzandım ve yanıtladım. Hatta çok heyecanlı bir genç vardı. Bana gülerek bir şeyler anlatıyordu. Telefonumu internetten bulmuş, elinde çok önemli bir araştırma konusu varmış, eğer ilgilenirsem elindeki kaynakları bana gönderecekmiş. Yatağımda doğrulduktan sonra tane tane ve sakince tekrar anlatmasını istedim. 21. Yüzyılda resmen köle sisteminin devam ettiği bir evden bahsediyordu. Konu ilgimi çekmişti ve kaynakları e-posta atmasını istedim. Telefonu kapatıp çalışma masama geçtim. Masada birikmiş bardakları ileri iterek defterime yer açtım ve ekrandaki bir yeni posta bildirimine tıkladım. İlk bakışta belgenin gerçek olmadığını ve çok amatörce hazırlanmış olduğunu düşündüm ama yine de üzerine gitmek istedim. Belge Mösyö II. Richard hakkındaydı. İlk resmi olarak 2018 yılında kayıt altına alınmış. Sığınma talebinde bulunduğu bir ailenin yanına yerleşmiş. Ailede toplam altı kişi yaşıyormuş ve hayatları o günden sonra tamamen değişmiş. Kendisinin asil soyundan geldiğine inanır ve o şekilde hizmet görmek istermiş. Geldiği ilk günden beri suratında değişmeyen aşağılayıcı bir yüz ifadesi takılıymış. Daha önce birisiyle ne konuşmuş ne de sarılmış. Ama buna rağmen aile onun asil olduğunu kabul edip ona göre davranıyormuş. Ona daha iyi hizmet edebilmek ve rahatını sağlamak için var gücüyle çalışıyorlarmış ama bir gün olsun teşekkür etmemiş. Belgeyi okudukça iyice sinirlerim bozuldu. Neden bu kadar kibirli ve sert olunur ki? Bunun altında yatan psikolojik nedenler nedir? Sinirlerim bozulsa da profesyonel bir araştırmacının yapması gerektiği gibi olaylara tarafsız bakacaktım. Belgeye göz gezdirmeye devam ettim. Hiçbir zaman kendini güvende hissetmez sürekli temkinli davranırmış. Yiyeceği yemeği, içeceği suyu koklamadan asla ağzına sürmezmiş. Eğer ki üzerinde olan ilgi başka bir yere kaysın veya sevmediği bir durumla karşılaşsın evdekilere saldırır, evde kırılmadık şey bırakmazmış. Belgeyi okudukça Mösyöyü daha da merak etmiştim, hayat ona neler yaşattı da böyle bir karakter ortaya çıktı? Bilgisayarımı kapatıp arayan numarayı tekrar aradım ve Mösyönün bulunduğu adresi istedim. Adres yaklaşık iki saat uzaklıktaydı, aracıma binip konuma doğru sürmeye başladım. Yolda giderken içim içimi yiyordu. Bu kadar aksi ve sert birisi beni eve kabul edecek mi? Benimle konuşacak mı ya da daha iyi bir ihtimalle aile bireylerinin benimle konuşmasına izin verecek mi? Düşünceler aklımdan akıp giderken konuma vardığımı fark ettim. Arabadan inip tek katlı müstakil eve doğru yürüdüm. Kalp çarpıntımdan bastığım çakıl taşlarının sesini neredeyse duyamıyordum. Derin bir nefes alıp zili çaldım. Kapıyı orta yaşlı bir kadın açtı. Sıcak bir gülümsemeyle “Buyurun!” dedi. Lafı fazla dolandırmadan Mösyöyle görüşmeye geldiğimi söyledim. Suratında büyük bir şaşkınlık belirdi ve sorularının ardı arkası kesilmedi. Mösyöyü nerden tanıdığımı, kimin haber verdiğini, kim olduğumu… Bu kadar şaşırmasına sevinmiştim çünkü en azından böyle birinin gerçekten var olduğunu anlamamı sağladı. Yalan söyleyemeyeceğim, bir gencin benimle oyun oynaması düşüncesi beni oldukça rahatsız ediyordu. Kadın eşine seslendikten sonra beni içeri davet etti. Salonda beklerken ailenin genel olarak mutlu ve gayet normal gözüktüğünü düşünüyordum. Derken kadın içeriden bağırdı, “Mösyö geliyor!” Salon kapısına dikkatlice bakarken kapı aralandı. Gördüklerim karşısında şaşkın ve hafif öfkeli bir şekilde “Mösyö?” dedim. Tek bir kelime dökülmüştü Mösyönün ağzından: “Miyav!”

Mösyö II. Richard